Maxim Gorki Sözleri

Maxim-Gorki-Sözleri
Paylaş
 

Sayfamızda en güzel Maxim Gorki sözleri hazırladık. Rusya’nın önde gelen yazarlarından birisi olan Gorki’nin anlamlı sözlerini istediğiniz gibi paylaşabilirsiniz. Ayrıca sizlerinde sitemize destek olması adına bildiği Maxim Gorki sözleri var ise yorum kısmından bizimle paylaşmaları bizleri memnun eder.

En Güzel Maxim Gorki Sözleri

Özgürlüğün tadını duyuyor, gecenin hüznü yüreğime doluyordu.

Dünya insan için karanlık gecedir ve herkes kendi yolunu aydınlatmalıdır.

Bende böylesine tiksinti uyandıran bu acı durum nasıl olup da onları güldürüp neşelendiriyordu?

Ona nasıl davrandığımın önemi yoktu, o benim bir parçamdı, içimde bir yerlerde yaşıyordu.

Çocuklukta aklın ürettikleri ruhun çok derinlerinde yaralar açıyor ve bu yaralar kimi zaman bir ömür boyu geçmiyor.

O günleri bugün iyilik sever bir perinin ustaca anlattığı acımasız bir masalmış gibi anımsıyorum.

Çocuk doğurmak çileli iş, gelgelelim kimse kadına saygı göstermez… Bak bu sözüm kulağına küpe olsun: Kadınlara hep saygılı ol… Analara, yani!

Seni gidi tuzlu kulaklı Permyak seni! Şeytan alıp götürsün seni!Maxim Gorki Sözleri anlamlı

Bilmiyor musun? O zaman sana şunu söyleyeyim: kurnaz olmak her zaman saf olmaktan iyidir. Saflık, aptallıktır, anladın mı? Örneğin, koyun saftır. Bunu aklından çıkarma! Hadi yalla!

Sanki kalbimin üst derisi soyulmuş gibi, bana ya da başkalarına yapılan en küçük bir aşağılama veya haksızlığa karşı son derece duyarlı olmuştum.

Buz sıcağı görene kadar yaşar…

Şarkıcılar ve oyuncular, dünyanın en değerli insanlarıdır!

İyi bir insan için yaşamak zor, ölmek kolay.

Sanki ağır bir şey üzerime çullanmış beni eziyordu. Sanki karanlık ve derin bir çukurun içinde yaşıyordum. Hissiz, duygusuz ve körleşmiş gibiydim. Yarı ölüye dönmüştüm.

O günleri bugün iyiliksever bir perinin ustaca anlattığı acımasız bir masalmış gibi anımsıyorum.

Biliyor musunuz, çok yalnızım; dünyada hiç kimsem yok! İnsan susar, susar, ama bir gün gelir, ruhunda biriken şeyleri ansızın boşaltmaya başlar… O zaman da, ağaçla da konuşmaya razı olur.

Eğer bir insan saygıdeğer bir biçimde yaşıyorsa ona kızıyorlar, onu kıskanıyorlar. Eğer öyle yaşamazsa, o zaman da adam yerine koymuyorlar.

Günlük yaşamın durgunluğu içinde, mutsuzluğun kendisi bir bayramdır, yangınsa bir eğlence. Silik bir yüz üstünde bir çizik bile bir süstür.

O, kendi öz memleketinde kendilerini yabancı gören, ama aramızdaki insanların en iyisi olan sayısız insanlardan biriydi.

…bu anlamsız, karanlık ve ölü dünya içinde yalnızlığımın bilinci, kül altında bir ateş gibi gıcırdıyordu.

Günlük yaşamın durgunluğu içinde, mutsuzluğun kendisi bir bayramdır, yangınsa bir eğlence. Silik bir yüz üstünde bir çizik bile bir süstür.

Biliyor musunuz, çok yalnızım; dünyada hiç kimsem yok! İnsan susar, susar, ama bir gün gelir, ruhunda biriken şeyleri ansızın boşaltmaya başlar… O zaman da, ağaçla da konuşmaya razı olur.

Onun ardı ardına yığdığı bu “sonra”lar, aklıma, beni çok aşağıya, ondan çok uzağa, karanlığa ve yalnızlığa götüren bir merdiven getirdi, çok derin bir acı duydum.

Dudaklar ölür, ama sözler yaşar, ve sağ kalanların yüreğinde sonsuza dek yaşayacaktır da!

İşini ustalıkla yapacaksın. Şişman bir herifi boğazlamak istiyorsan tümden soyunacaksın. Şişmanlar çok kanlı olur, üstüne başına sıçrar, kan içinde kalırsın. Çıplakken kan sıçrasa da ziyanı yok, bir bez bulur silersin güzelce.

İyi bir insan için yaşamak zor, ölmek kolay.

İnsanlar türlü türlüdür. Kiminin ayağındaki zincir, ruhunu özgür kılar, kiminin ruhu zincirlenmiştir. Bunu iyi anlamak lazım.

Önce kafaları silahlandırmalıyız, sonra elleri.

Her bilginin kaynağı insandır. İnsanlar zahmetle ve kabaca öğretirler, ama öğrettikleri bilgiler kitaplardan çok daha derin ve sağlamdır.

Bugün çalışıyor, yiyorlar; yarın aynı şey; ve ömürlerinin her günü böyle geçer: çalışmak, yemek. Arada, çocuk dünyaya getirirler. Önce eğlence olur bu. Gelgelelim çocuklɑr dɑ çok yemeye bɑşlɑdılɑr mı, ɑnɑ bɑbɑlɑr kızɑrlɑr, onlɑrı hırpɑlɑmɑyɑ bɑşlɑrlɑr: çɑbuk olun, bir ɑn önce büyüyün, pis boğɑzlɑr, büyüyün ki çɑlışɑsınız! diye sıkıştırırlɑr. Yɑvrulɑrını evcil hɑyvɑnlɑr hɑline getirmek isterler.

Ama çocuklar da kendi mideleri için çalışmaya koyulurlar, bir kürek mahkumu prangasını nasıl sürüklerse onlar da yoksul yaşantılarını öyle sürdürürler! Aklının zincirlerini koparan kimseler gerçek insanlardır.

Pırıl pırıl, güzel bir sabahtı, ama nedense içimde bir sıkıntı vardı. Kendimi ıssız kırlara atmak istedim. Her zaman olduğu gibi, insanların bu güzelim günü mahvedeceklerini iyi biliyordum.

Daima aşk içinde, daima aşık olarak yaşa! İnan bana, dünyada bundan daha iyi, daha güzel hiç bir şey icat edilmemiştir!

Kitap oku, gereksinim duyduğun her şeyi kitaplarda bulacaksın. Ama ciddi kitaplar olmalı.

Her kızın sevdiği ya da beğenmediği şeyler vardır. Kimisi sevişmeyi, sever ama parayla pulla, ama küpeyle! Her kız büyüyüp büyükanne olur…

Bir şey açık seçik ortadaydı: İnsanın gönlünce yaşamasını önleyen iki ‘güç’ vardı ki, bunlar Tanrı ve insanlardı.

Aklımda ancak anısı kalacak, ama bu anı hep ama hep içimde değişmeden, yaşayacak, etten ve kandan yapılmış bedense değişerek yok olup gidecekti.

Gerçekten de, şiirler bana yeni bir yaşamı muştuluyordu. Okuyabilmek ne büyük mutluluktu!

Okumuş olduğum kitaplardan, hedeflerine varmakta sonuna kadar ayak direyen insanlara saygı göstermeyi, ruhsal dayanıklılığa ve sebatkarlığa değer vermeyi öğrenmiştim.

İnsanlar konusundaki çok sevdikleri acımasız yargıların gerçek değerini iyi biliyordum. Başkalarının kusurlarını dikkatle gözlemlemek, hiç kuşku yok ki, bedava yararlanılabilecek tek eğlenceydi.

Bu yazı 11 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak